16 Eylül 2019 Pazartesi

Ah Musul Ah Kerkük

Ah Musul  Ah Kerkük

20 Haziran 2014


Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, oturan insanlar ve yazı

Projenin büyük bir bölümü tamamlandı. Irak ve Suriye’de devam eden etnik ve mezhepsel çatışma yıllarca sürse bile, sonunda siyasi coğrafya kesinleşecektir..
Irak; kuzeyi Kürtlerin, ortası Sünni arapların, güneyi Şii arapların eyaletleri olarak ortaya çıkacak, ama nasıl inşa ederlerse etsinler, merkezi hükümet bunları hiçbir zaman ortak bir çıkarda birleştiremeyecektir..
Suriye’nin kuzeyi henüz, tamamen PYD Kürt yönetiminin elinde değilse bile, önümüzdeki zaman içerisinde batıya, Akdeniz kıyılarına doğru genişletilecektir..
Ortadoğu’da planlı olarak parçalanan bu iki ülkede; kimisi merkezi hükümeti, kimisi etnik bir grubu, kimisi bir mezhebi tutan devletler mevcuttur. Bunlar, ABD, Rusya, İran, Çin, Suudi Arabistan, Katar gibi ülkelerdir. Büyük çoğunluğu Irak’ta olan Türkmenler’ in ise sahibini arada bulasın! En çaresiz, en korumasız, en zor durumda kalanlar, Türklerdir..
Her kesimin bir veya birkaç koruyucu devleti var, ama Türklerin yoktur.. Evlerinden barklarından, topraklarından oldular. Kaçırılıyorlar, sürülüyorlar, öldürülüyorlar..
Türkmenler’ in umudu her zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmuştur; ama şu son haftalarda olup bitenlere mevcut hükümet, değil kükremek, kedi gibi bile miyavlayamayınca tüm beklentileri boşa çıkmış ve kararmıştır..
Irak Türkmenleri gördüler ve anladılar ki, kendi diplomatik misyonunu, şoförlerini, işçilerini dahi oradaki bataklıktan çekip çıkarmayı beceremeyen Türkiye’deki hükümetin, kendilerine hiçbir faydaları olmayacaktır. Bunu açık ve net olarak anladıkları için de, çok zayıf imkanlarla başlarının çaresine bakmaya çabalıyorlar..
Bölme ve parçalama planının bir bölümü de Güneydoğu Anadolu’nun Türkiye’den kopartılmasıdır. Bu da, “demokrasi ve barış” örtüsü altında, zamanı gelince, Irak ve Suriye’deki Kürt bölgelerine dahil edilecektir. Son birkaç ayda görüldü ki, bölge de devletin ne egemenliği ne de güvenliği kalmamıştır..
Irak’ın orta bölgesinde İŞID’in yürüttüğü işgaller sonunda, Musul bu terör örgütünün, Kerkük’te kolayca Kürt peşmergelerin eline geçmiştir..
Kerkük ve Musul, 1926 Ankara antlaşmasıyla o dönemde İngilizlerin mandası olan Irak devletine bırakılmıştır. Musul ve Kerkük Ulu Önder Mustafa Kemal’in, yeniden Türkiye’ye katılmaları yönünde yanıp tutuştuğu iki vilayettir. Bu iki vilayetin Türk topraklarına katılması için plan yaptırmış, harekatı hangi generalin yöneteceğini bile tespit etmiştir. Ancak bu plan, hem sağlığı hem de o günkü uluslar arası koşullar nedeniyle uygulamaya konulamamıştır..
Bu gün alt üst olan Irak’ta devlet düzeni ve bir otorite olmadığından hiçbir teminat da kalmamıştır.. Yani, 1926 Ankara antlaşmasının artık geçerliliği söz konusu değildir. Türkiye’nin Kerkük ve Musul’daki haklarına 1926 öncesi gibi geri dönüldüğünden, talep ve hak arama zamanı gelmiştir..
Başı Dik Devlet, Onurlu Millet” sloganı, Hak ve Eşitlik Partisi’nin ilk kurulduğu günden itibaren dillendirdiği bir söylemdir. Bölgede ve Türkiye’de olup bitenlere bakıldığında ise ne kadar isabetli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır..
Çakallar düze indiyse, Gösterişli bir meydan okuma hareketi, Uyuşuk toplumlar için şarttır…

TEK UMUT TEK YOL HEPAR
Osman Pamukoğlu

***

28 Şubat 2019 Perşembe

15 TEMMUZ GİRİŞİMİ TAM BİR KOMEDİ.


15 TEMMUZ GİRİŞİMİ TAM BİR KOMEDİ.


15 TEMMUZ MASALI - KOMEDİ - OSMAN PAMUKOĞLU

PKK'nın Eylemlerine yönelik sorularını yanıtlayan Pamukoğlu paşa çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.


Terörle Mücadelenin zirvede olduğu 1993-1995 yılları arasında Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı görevini yürüten, bu yıllarda gerçekleştirdiği operasyonlarla örgütü bitimin eşiğine getiren emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, Habertürk televizyonunda Fatih Altaylı'nın konuğu oldu. 

Pamukoğlu Paşa ABD'nin FETÖ'yü iade etmeyeceğini belirterek, 15 darbe girşimi ni planlayanları da açıkladı.

 İşte o sözler:

" O darbe işini organize edenler Havacılar dır. Geceyi iyi değerlendirirseniz göreceksiniz ki bütün hareket havadadır. 
Jetler uçuyor, helikopterler asker taşıyor, Mühimmat götürüyor, kurumları bombalıyor. Darbenin planlayıcıları havacılar dır.
Ayrıca bir başka önemli nokta var. Meclisi niye vuruyorsunuz? MİT'i ve Cumhurbaşkanlığı'nı vurmuyorlar dikkat edin. 
Meclisi vuruyorlar. 
Bu şu anlama geliyor; Darbe sonrası siyasi yönetim kadroları dahil bir planları var. Yani kim Başbakan kim Cumhurbaşkanı vs... 
Zaten bunlar belirlenmeden, ortaya çıkarılmadan bu iş çözülemez.
Gelelim devlete... Bu olay aylarca planlanmasına rağmen haber alınamamış. Bu koca devlet için vahim bir şeydir. 
Devletin iki görevi vardır. 
Biri güvenlik diğeri adalettir. Devlet bunu sağlamıyorsa zaten anlamı yoktur. 
Darbeyi MİT saat 16.00'da Genelkurmay'a bildiriyor. Genelkurmay ne yapıyor? 
Saat sekize kadar neredeler? Dört saatlik bir kayıp söz konusu. 

Bu İnanılmaz bir kayıp.

Oysa Genelkurmay'ın Kuvvet komutanlarını derhal görevlerinin başına geçirmesi, ordu komutanlarına kışlalarının başında olması emri verilmesi gerekiyordu. 
Darbeyi böyle engellerdiniz. 
Ne konuşuyorsun MİT müsteşarıyla adam zaten sana haber vermiş. 
Herkes düğünde. Ne düğünü bu kardeşim? 
Rejim, devlet söz konusuydu 15 Temmuz'da. 
Aslında bu önderlik, liderlik sorunudur. 
Önderlikte zeka, öz güven, sezgi olmalı ve bunlar yoktu. 
Eğer gerekenler yapılsaydı bu kadar insan şehit olmazdı.
O yüzden çok açık konuşuyorum; o gece yetki ve sorumluluklarını yerine getirmeyenler kesinlikle yargılanmalıdır, 
Sadece dışarıda FETÖ'cü yakalayıp onları yargılamakla bu iş olmaz. 
İbret olması için bu yapılmalıdır. 
Ayrıca ABD de FETÖ liderini vermez. 
Ortadoğu'da din, mezhep üzerinden at koşturduğu bir zamanda verir mi aklınız alıyor mu? 

En fazla yine kendi denetiminde olan bir başka ülkeye gönderir."

http://www.mehmetciktv.com.tr/haber/19677/osman-pasadan-flas-aciklamalar.html#.XHeNGIkzbIU


***

14 Şubat 2019 Perşembe

BAŞLARINIZI YUKARI KALDIRIN.. EY TÜRK GENÇLİĞİ..

BAŞLARINIZI YUKARI KALDIRIN.. EY TÜRK GENÇLİĞİ..



Osman Pamukoğlu
Başlarınızı Yukarı Kaldırın 
26 Aralık 2014..,




TC Taner Çelik tarafından paylaşıldı · 
10 Şubat 2018 · 


Güvenliği, adaleti ve gelir dağılımı paramparça olmakla kalmayıp; rüşvet ve yolsuzluk çamuruna batmış bir ülke!. Düzen partilerinin elinde, kokuşmuş bir halkçılık, kokuşmuş bir milliyetçilik ve siyaseten sömürülerek yozlaştırılmış bir İslam dayatması.. Sığ, iğdiş, seviyesiz ve alelade politikacılık.. Korkaklık, eyyamcılık, ikiyüzlülük diz boyu.. Dünyayı kendi kafalarının içi kadar dar gören ahmak, çenebaz işbirlikçiler, her akşam TV kanallarında abdesthane ibriği gibi yan yana dizilip ahkam kesiyorlar.. Ortaklık, dünyevi yaşamda aradığını bulamayan insandan geçilmiyor.. Kandırılmışların feryadı ise su buharından öteye gitmiyor.. Düzenin despot ve zorbaları hakimiyetlerini her alanda gittikçe sağlamlaştırıyor.. Durum her geçen gün daha da kötüye gidiyor ve siyasi ortam gerginleşiyor.. Elektrikli ve fırtına yüklü bulutlar, topraklarımızın üzerine çökmüş..

Türkiye bir bataklık ve sıtma mikrobuyla dolu topraklara döndü. Böyle bir ülke de hiç kimse bu dünyanın boşluğunda amaçsız ve kararsız dolaşamaz. Her şeyin ötesinde bir insan olarak ilgisiz ve sessiz kalamaz..

Haziran 2015 Genel Seçimleri, Demokratik ve Laik Cumhuriyet ile Ulusal devletin varlığının devam edip etmeyeceği konusunda, son karar ve atılacak son baruttur..

Peş peşe ve yan yana gelişen olaylar, her şeyi belirleyen ve her şeye karar veren o bir tek anlık zaman dilimi içerisinde sıkışıverir. Tek bir evet, tek bir hayır, bir anlık erken davranmaya ya da bir anlık geç harekete geçme, bu anı, yüzlerce kuşak da geçse, asla geri getiremez ve yitirilen an, bireyin ve ulusların yaşamını ve yazgısını belirler. Kaybolmuş bir anın yakınıp dövünmekle geri getirileceği hiç görülmemiştir..

Yazgı kendisine benzeyen, kendisi gibi ele avuca sığmaz insanları sever. Korkaklar, bu yazgı oyununun üzerlerine yüklediği yükü, elleri titreyerek bırakırlar. Çünkü yazgı korkaklara yalnızca birkaç saniye kendisini bırakır, bunu elinden kaçıranları ise asla bağışlamaz ve ikinci bir kez ona bu olanağı tanımaz. İnsanlar sadece bir şeyden yorgun düşerler: Kararsızlıktan..

Ülkemiz, yelkenleri fırtınaya kapılmış bir gemi gibi, hiç durmadan oradan oraya sürükleniyor. Artık oflama puflama zamanı değil, dalgaların kayalara çarpması gibi gürleme zamanıdır. Şimdi, Çağdaş Cumhuriyet ve özgürlük için herkesin her şeyini ortaya koyma zamanıdır..

Bu gün, vatan toprağı için kaygı günüdür, korkuları kovun. Bu gün, bir ulusun kalbinin yurtseverlik aşkıyla çarpmasına ihtiyaç duyulduğu gündür. Bu gün, “Haydi vatan evlatları” diye haykırma günüdür. Bu gün, yüreklere seslenme, yürekleri harekete geçirme günüdür. Bu gün, ulusal ruhları kabartıp onunla coşarak, onunla kükreyerek, bir utku türküsü, bir vatan destanı yazma günüdür. Bu gün, barut fıçısına düşen bir kıvılcımın aniden parladığı gibi, bir anda çevreye yayılma ve bütün ulusal duyguları, insanın içindeki bu sonsuz uçları harekete geçirme günüdür..

Tarihte, toplum, halk, ulus ve bir devlet için en son söylenecek söz, her şeyin bittiğini anlatan söz: “ Herkes başının çaresine baksın.” sözüdür. Daha sonra ne mi olur? Yaşamı acı çekerek sevmeyi öğrenirsiniz.. İnsanlar sadece iddialı bir mücadeleye girdiklerinde sonsuzca yaşarlar. Bunu da ancak demir gibi sağlam, kararlı ve gözü pek kimseler yapabilir. Cesaret ve vatanseverliğin kazanamayacağı mücadele yoktur..

“Uyan evlat! Yolculuk bitince Uyumak için fazlasıyla Vaktin olacak…”

“Gerçek, Sadece gençlikten, Evet sadece gençlikten öğrenilir.” (Tolstoy)

Hak ve Eşitlik Partisi karanlıkta bir ışıktır. Yurttaşlar! Karar verin ve HEPAR’da mücadeleye katılın…

TEK UMUT TEK YOL HEPAR
Osman Pamukoğlu

http://www.hepar.org.tr/makale2.html

**

18 Aralık 2018 Salı

Osman Pamukoğlundan Afrin Operasyonu ve Menbiç açıklaması

Osman Pamukoğlundan Afrin Operasyonu ve Menbiç açıklaması,



01 Şubat 2018 Perşembe.

Osman Pamukoğlu'ndan Afrin Operasyonu ve Menbiç açıklaması
Emekli Tümgeneral ve HEPAR Onursal Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte Afrin'e yönelik olarak düzenlediği Zeytin Dalı Harekâtı'nı değerlendirdi. Pamukoğlu "Esas sıkıntı Menbiç ve doğusunda çıkacak" dedi.

Emekli Tümgeneral ve HEPAR Onursal Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, ABD’nin, “30 bin kişilik sınır muhafız gücü” kurulması planının sadece Suriye ile sınırlı olamayacağını öne sürerek, “Bana göre bu bir zincir. Menbiç’ten başlayıp Türkiye-Irak-İran sınırına kadar gidiyor” ifadesini kullandı.

Sözcü'den Hande Zeyrek'in sorularını yanıtlayan Pamukoğlu'nun açıklamalarının bir bölümü şöyle:

– Afrin Harekatı için “Geç kalınmış bir operasyon” dediniz. İlk adım ne zaman atılmalıydı?

Geç kalmaktan kastım daha fazla tahkimat daha fazla savunma gücü, savaş hazırlığıydı. Teröristler arazi olarak kendilerine avantaj sağlayacak yerleri seçmişler. Bir de o araziyi siz saldırırken sizi engelleyebilecek şekilde kuvvetlendirmişler. Silah sistemlerinizin etkisini azaltacak tedbirler almışlar. Bu birden bire olmaz. 2004’lerde başlamış. Araziyi kendilerine faydalı hale getirmişler. Bundan 2 yıl önce bu operasyonu yapsan bu kadar tahkimatla karşılaşmazdınız. Beton kuleler yapmışlar. Sığınaklar vs. Buna bir zaman gerek.

– Terör örgütünün bu hazırlıkları görülmedi mi?

Mümkün değil. Oradan üç köylü gelse o bile anlatır. Bekleme nedeni politik. Bu tip bir harekata yabancı hükümetler ve onların kamuoyunun da hazırlanması lazım. Adana Kitap Fuarı’na gittim. Üniformasız askerler de geldi kitap imzalatmaya. Sordum “Amanos’ta ne oluyor?” diye. ‘Temizliyoruz arkasından yenisi geliyor’ dediler. Yenisi nereden geliyor? Afrin’den. Yurt içinde yapılan bombalı eylemlere bakıyorsun birçoğu burada yetiştirilmiş. Afrin’de eğitiliyor. Amanos’un üzerinden Hatay’a çok rahat giriş yapıyorlar.

ABD ORDULAŞTIRDI

– Terör örgütünün büyümesi ve uluslararası arenada kabul görmesi için ne diyeceksiniz?

Uluslararası arenada baştan beri kabul görüyorlar. Amerika bunları ordulaştırdı. 30 bin 40 diye duyduk. Normalde zaten bunlar bir arazi tutmazlardı. Bu tip örgütlerin araziyi tutma ele geçirme gibi bir durumları yoktur. 1992 yılında Kuzey Irak’a harekat yapın, 30-35 bin asker neredeyse 300 kilometreye yakın cephe yapın, yine de esas kuvvetlerini sizin karışınıza çıkartmaz. 1995’te yapıldı gene çıkartmadı. Çekilir, muharebeyi kabul etmez. Burada ediyor çünkü böyle bir siyasi faaliyetin sonunda ordulaşma cepheleşme ve devleti kurma vardır. Amerika bunu Fırat’ın batısında Menbiç diye bir parça var oradan itibaren yaptı.

– Türkiye bu tehdit karşısında nasıl bir yol izlemeli?

Türk askerinin geleneksel disiplin kültürü bu işi bitirir. Bu iş bitecek. Sınırın hemen altındaki özel kuvvetli arazilere mevziler yaparak kendine bir savunma düzeni kurmuş. Bu düzen çöktükten sonra altı zaten güney ve burası bir kent. PKK’nin 8-10 bin gücü var deniliyor. Esas mesele onları kim idare ediyor: Kandil. Afrin’deki harekat PKK’nın hangi adamı varsa o adam günlük olup biteni her gün Kadil’e rapor ediyor. Bu rapor Amerika’ya da gidiyor. İkisi de düşünüyor. Afrin’de sokak muharebeleri yapalım mı? Yoksa çekilelim mi? Amerikalı bir general dedi ki ‘Sakın Menbiç’ten orayı takviye etmeyin’ Bu ne demek? 30-40 bin kişilik dediğiniz ordudan takviye almayın. “Afrin’i Afrin’dekiler savunsun. Fırat’tan kuvvet kaydırmayın oraya” diyor.

SONRASI ÇOK ÖNEMLİ

– Afrin Harekatı ne kadar sürecek?

Türk Ordusu'na dayanamazlar. Türk Ordusu'nun gelenksel kültürü bunu bitirir. Ondan sonrası ne olacağı önemli. Zayiatı asgariye indirmek isterseniz, bunu istemeyen komutan olmaz. Böyle yarı orman yarı tepeli ve PKK'nın tahkim ettiği bu bölgede hız yapayım diye aşırı zorlamaya gerek yok. Esas sıkıntı Menbiç ve doğusunda çıkacak. ABD 30 bin kişilik sınır muhafız gücü kuracağım dediğinde sadece Suriye'de sınırlandırmıyor. Irak da var. Bana göre bu bir zincir. Membiç'ten başlayan bir zincir. En doğudaki Suriye topraklarını geçiyor. Kuzey Irak topraklarına geliyor sıfır noktasında gidiyor.


***

7 Aralık 2018 Cuma

Bugün Kılıçdaroğlu'na Yaparsın, Yarın da Sana Baltacıoğlu Yapar

Bugün Kılıçdaroğlu'na Yaparsın, Yarın da Sana Baltacıoğlu Yapar,




 11.01.2012


HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik fezleke hazırlanmasına ilişkin "Bugün Kılıçdaroğlu'na yaparsın, yarın da sana Baltacıoğlu yapar" dedi

Pamukoğlu: Bugün Kılıçdaroğlu'na Yaparsın, Yarın da Sana Baltacıoğlu Yapar, System.String[]

Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 
hakkında Silivri 
Cumhuriyet Başsavcılığı'nca fezleke hazırlanarak, dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik, 
" Bugün Kılıçdaroğlu'na yaparsın, yarın da sana Baltacıoğlu yapar" dedi.

HEPAR Genel Başkanı Pamukoğlu, partisinin Antalya'nın Korkuteli İlçe Teşkilatı'nın açılışına katıldı. Pamukoğlu, gazetecilerin, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında hazırlanan fezlekeye ilişkin sorusu üzerine, TBMM'deki 550 milletvekilinden 350'si hakkında çok sayıda dosya bulunduğuna işaret etti. Pamukoğlu, "Burada yapılacak olan şudur; Dokunulmazlığı hep beraber kaldırsınlar, halkın karşısına çıplak ve yalın çıksınlar. Bugün Kılıçdaroğlu'na yaparsın, yarın da sana Baltacıoğlu yapar" dedi.

BEN KORKUYU BİLMEM

Osman Pamukoğlu, "Ergenekon terör örgütü üyesi suçlamasıyla karşı karşıya kalsanız korkar mısınız" sorusuna ise şu yanıtı verdi: 

"Hemşerim, bana korkuyu kimse anlatamaz. Ben küçüklüğümden bu yana korkuyu bilmem. Kendini güvende hissetmeyen korkar. Korku, saçma sapan bir duygudur. Esir olmaktır, özgürlüğünü kaybetmektir. Korkunun yenebileceği tek şey nitelik, kendini özgür hissetmektir. Ben 20 yaşından bu yana insan eğitiyorum. Ben onlara tek şey aşılamak istiyorum: Özgürlük. Ama insanlar özgürlüğü sevmiyorlar. Özgürlüğü sevmezler ama güvenlik isterler. Ben korkmam. Ben iki şeyden nefret ederim; Biri yalancılar, diğeri korkaklar."

"TUTUKLANAN SADECE GENELKURMAY BAŞKANI DEĞİL Kİ"

Osman Pamukoğlu, açılışta partililere de hitap etti. Pamukoğlu, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un tutuklanmasına ilişkin şunları söyledi: 

"Ülkede her şey birbirine karıştı. Sapla saman karıştı. Tutuklamalar sadece Genelkurmay Başkanı'na yönelik değil ki. Türkiye'de gazeteciler, öğrenciler, belediye başkanları, genelkurmay başkanları, herkes tutuklanıyor. Tutuklanmayan kimse yok. Protesto yürüyüşü bile, pankart açma bile, slogan atmak bile suç oldu. Herkes konuşuyor, herkes söylüyor. 'Uzun tutukluluklar mahkumiyete dönüşüyor' diyorlar da ne oluyor? Hiçbir şey değişmiyor. İçeride 3-5 yıldır yatan insanlar var. Daha kendilerine suçları bile tebliğ edilmemiş. Bu işin demokrasi ile alakası yok. Buna yozlaşmış demokrasi diyorlar." 

- Antalya/ Korkuteli,

https://www.sondakika.com/haber/haber-pamukoglu-bugun-kilicdaroglu-na-yaparsin-yarin-3258734/


***